BDP MANİSA BAĞIMSIZ ADAYI

BDP Manisa bağımsız milletvekili olarak PM üyesi Nizamettin Öztürk’ü aday gösterdi.

Reklamlar

BDP destekleyeceği 61 bağımsız adayı açıkladı

AMED – Barış ve Demokrasi Partisi 12 Haziran seçimlerinde Emek Demokrasi ve Özgürlük sloganı ile destekleyeceği milletvekili adaylarını bugün Cegerxwin Kültür merkezinde açıkladı.

12 Haziran’da yapılacak genel seçimlerde bağımsız adayları destekleyeceğini duyuran Barış ve Demokrasi Partisi (BDP), destek vereceği adayları açıkladı. 39 ilden gösterilen 61 aday “Demokratik Özerklik, Demokratik Cumhuriyet için Özgürlük ve Demokrasi Adayları” ismi ile seçime girecek.

Selahattin Demirtaş Hakkari’den, Ahmet Türk Mardin’den, Aysel Tuğluk Van’dan, Leyla Zana Diyarbakır’dan ve Sırrı Süreyya Önder İstanbul’dan, Ertuğrul Kürkçü Mersin’den bağımsız milletvekili adayı oldu.

Cegerxwin Kültür Merkezi’nde düzenlenen basın toplantısında bir çok aday hazır bulunurken, adaylık için istifa eden BDP Eş Genel Başkanları Gültan Kışanak ve Selahattin Demirtaş, EMEP Genel Başkanı Levent Tüzel, KADEP Genel Başkanı Şerafettin Elçi, DTK Eş Başkanı Ahmet Türk divanda yer aldı

Toplantıda açıklamayı ise Kışanak yaptı. “Emek, Özgürlük ve Demokrasi Bloğu” olarak seçimlere bağımsız adaylarla girme kararı aldıklarını hatırlatan Kışanak, 61 bağımsız aday ile 39 ilde seçimlere katılacaklarını söyledi. Siyasal konjonktür itibariyle 12 Haziran seçimlerinin önemli olduğunu ifade eden Kışanak, “Tarihsel olarak birikmiş sorunlarımızın, artık köklü çözümünün kaçınılmaz olduğu bir sürecin içindeyiz. Demokratik değişim dinamikleri, güçlü bir şekilde açığa çıkmış, örgütlü bir güce dönüşmüş ve bizleri bu tarihsel süreçte rolümüzü oynamaya davet etmiştir” dedi.

“Demokratik Özerklik, Demokratik Cumhuriyet için Özgürlük ve Demokrasi Adayları” ismi ile açıklanan listede, 39 ilden toplam 61 aday bulunuyor. 13’ü kadın olan adayların yaş ortalaması 48. Adayların 35’i üniversite, 20’si lise, 5’i ise ilkokul mezunlarından oluşuyor. 6’sı eğitimci, 13’ü avukat, 5’i mühendis, 2’si işçi, 2’si doktor, biri eczacı, 3’ü sanatçı ve biri ekonomist olan adayların geriye kalanları ise serbest meslekle uğraşıyor.

BDP’NİN DESTEKLEYECEĞİ ADAYLAR

Açıklanan listeye göre milletvekili adayları ve aday oldukları yerler şunlar:

Adana: Murat Bozlak

Adıyaman: Veli Büyükşahin

Aydın: Mehmet Bayraktar

Ağrı: Murat Öztürk, Halil Aksoy

Ankara 2. Bölge: Sadrettin Güvener

Ankara 1. Bölge: Cercis Utaş

Antep: Akın Birdal

Ardahan: Yüksel Avşar

Antalya: İhsan Nergiz

Batman: Bengi Yıldız, Ayla Akat Ata

Balıkesir: Turan Cengiz

Bursa: Mehmet Deniz Büyük

Bingöl: İdris Bağluken

Bitlis: Hüsamettin Zenderlioğlu

Denizli: Kemal Beler

Diyarbakır: Leyla Zana, Mehmet Hatip Dicle, Emine Ayna, Nursel Aydoğan, Altan Tan, Şerafettin Elçi

Tan, Şerafettin Elçi

Elazığ: İsa Gürbüz

Erzurum: Sabahattin Yılmaz

Hakkari: Selahattin Demirtaş, Adil Kurt, Esat Canan

Iğdır: Pervin Buldan

İstanbul: Levent Tüzel, Sırrı Süreyya Önder, Sebahat Tuncel, Mustafa Avcı

İzmir 2. Bölge: Erdal Avcı

İzmir 1. Bölge: Mehmet Tanhan

Kars: Mülkiye Birtane

Kırşehir: Faik Karadaş

Kocaeli: Emrullah Bingöl

Konya: Hacı Mehmet Bozdağ

Mersin: Ertuğrul Kürkçü

Malatya: Gani Şavata

Manisa: Nizamettin Öztürk

Maraş: Mustafa Mamaklı

Mardin: Ahmet Türk, Gülser Yıldırım, Erol Dora

Muğla: Şehbal Şenyurt

Muş: Sırrı Sakık, Demir Çelik

Siirt: Gültan Kışanak

Osmaniye: Kamuran Bablak

Şırnak: Hasip Kaplan, Selma Irmak, Faysal Sarıyıldız

Dersim: Ferhat Tunç Yoslun

Urfa: İbrahim Binici, İbrahim Ayhan

Van: Kemal Aktaş, Özdal Üçer, Nazmi Gür, Aysel Tuğluk

Yalova: İhsan Coşkun

‘EMEK, ÖZGÜRLÜK VE DEMOKRASİ BLOĞU’ BİLŞENLERİ

“Emek, Özgürlük ve Demokrasi Bloğu” bileşenleri şöyle: BDP, EMEP, KADEP, EDP, SDP, Yeşiller Partisi, EHP, DİP, DSİP, İKP, İSP, Demokrasi ve Özgürlük Hareketi, İşçi Cephesi, KÖZ, Sosyalist Birlik Hareketi, Sosyalist Gelecek Parti Hareketi, Sosyalist Dayanışma Platformu, Toplumsal Özgürlük Platformu, Türkiye Gerçeği.

ANF NEWS AGENCY

VESTEL İŞÇİLERİ FERYAT EDİYOR

Bizler Vestel’de çalışan işçiler olarak yaşadığımız sorunları, düşüncelerimizi sizlerle paylaşmak istedik. Çoğumuz açız, açlığa mahkum edilmiş durumdayız daha gün doğmadan yollara çıkıyoruz ekmeğimiz için. Bizim emeğimiz sayesinde Zorlu’nun kasası dolarken yatları, katları daha da artarken karşılığında bir lokma ekmek yiyebiliyoruz sadece. Bu bir lokma ekmeği bile bize çok görüp daha da küçültmek, alın terimizi daha da sömürmek için her şeyi yapıyorlar. Tüm oyunları bizlere uyguluyorlar. Tüm haklarımızı elimizden almaya çalışıyorlar. Buna karşı biz işçiler de bu haklarımıza sahip çıkmakta zorlanıyoruz. “Hakkımızı yedirmeyeceğiz” diyemiyoruz. Aslında farkındayız her şeyin ama birleşip güç olamadığımız için sesimizi çıkaramıyoruz. İşsiz kalma korkusuyla her dediklerine tamam diyoruz, demek zorunda kalıyoruz. Hepimizin diyeceği bir şeyleri var aslında “hayır bu böyle gitmez, bu kadarını da yapamazsınız “ diye haykırmak istiyoruz ama bir lokma ekmek için bunu bile söyleyemiyoruz. Aslında “bizler olmasak, bizler üretmesek, bizler çalışmasak hayat durur, bu bozuk düzenin işleyişi durur, felç olur” bir desek her şey yoluna girecek ama bunu başaramıyoruz bir türlü. Bunun en büyük nedeni işsiz kalmak korkusu. Çünkü dışarıda binlerce işsiz var ve birimiz sesini biraz yükselttiğinde, hakkını aramaya kalktığında dışarıdaki işsizlerden biriyle yer değiştiriveriyor patronlar. Bizi bugüne kadar böyle susturdular hep. Biraz da sizlere fabrikada yaşadığımız sorunları anlatmak istiyoruz.
Fabrikada “gönüllü” mesai uygulaması başlattılar. Hoş, hepimiz biraz daha fazla ücret alabilmemiz için, mesaiye kalıyoruz zorunlu olarak zaten ama yeni bir uygulama başlattı Vestel. “zorunlu mesaiye gönüllü olarak kalmak istiyorum” diye bir kağıt imzalatmaya başladılar. Bütün bölümleri tek tek dolaşıp biz işçilerle tek tek görüşüp zorla imzalatıyorlar bunu. Aslında önceden de buna benzer bir şey vardı işe girerken böyle bir şey yapıyorlardı. Ama artık her yıl yapacaklarını söylüyorlar. Yasaya göre böyleymiş. İşlerin yoğun olduğu dönemlerde bizleri zorla mesaiye bırakıp işlerin azaldığı dönemlerde de ücretsiz izinlerle çıkış yaptırıldık. Ama o kadar örgütsüzüz ki; fabrikadan kimse soramıyor bunun hesabını, kimse karşı çıkamıyor bu duruma. Fabrikamızda yemekleri taşeron şirket çıkarıyor. Taşeronda çalışan arkadaşlarımızda benzer uygulamalarla karşı karşıya. Onlar da zorunlu olarak mesaiye kalıyorlar ve fazla mesai ücretleri ödenmeyip izine çevriliyor. O izinleri bile kullanamıyorlar. Daha birçok sorunla karşı karşıyayız. İşçiler üzerinde çok yoğun baskı kuruyorlar. İstedikleri sayıyı çıkarmamız için her türlü yola başvuruyorlar. Özel ihtiyaçlarımızın karşılanmasına bile yeri geliyor müsaade etmiyorlar. Şeflerimiz, posta başlarımız bizim çıkardığımız ürün üzerinden zam alıyorlar… Bunun için bizlere etmedikleri hakaret, küfür kalmıyor. Bunların karşılığında ise bizlere verdikleri para asgari ücret (tabii üretim rekorları kırdığımızda fabrika bizlere bir dilim baklava “ikram” ediyor bunu söylemeyi unutmayalım, hakkını yemeyelim!), o parayla geçinebilmemiz imkansız. Bir çok arkadaşımızın kredi kartlarına, bakkala, kahveye borçları var. 5 kuruş daha fazla alabilmek için zaten kalıyoruz biz mesaiye. Mesaiye kaldığımızda aldığımız ücreti neden bizim maaşımızda vermiyorlar? Neden bize insan gibi yaşayabileceğimiz bir ücret vermiyorlar? Bu soruları fabrikada çalışan arkadaşlarla bir araya gelip hep beraber sormalıyız. İlk önce kendi kendimize sormalıyız bunları sonra da birlik olup patrona sormalıyız. Bundan başka yapacak bir şeyimiz kalmadı çünkü. Dayanacak gücümüz de kalmadı artık. Ayrı ayrı durmamalıyız, bunun bizlere bir faydası yok. Bizlerin ayrı durmasından, tek kalmamızdan patron yararlanıyor. Bir sendika çatısı altında birleşmeliyiz artık. Sormamız gerek soruların cevabı aslında birleştiğimizde toplu halde sorduğumuzda cevaplarını bulmamız kolaylaşacak. Nisan ayı’nda Manisa’da bir işçi kurultayı yapmayı planlıyoruz. O kurultay bu soruları birlikte sormamıza, cevaplarını birlikte bulmamıza öncülük etsin istiyoruz. Başka da çıkış yolumuz kalmadı zaten artık.

Bir grup Vestel işçisi adına Evrensel gazetesine yazılmıştır.

BBP Manisa İl teşkilatı taş devrine dönmek istiyor

Halkın sorunlarına hiç bir çözüm üretemeyen partiler genelikle insanların güdülerine hitap etmeye çalışırlar, Vatan, bayrak gibi kutsallar üzerinden oy peydahlamanın peşine düşerler, İşte Manisa BBP İl teşkilatı da sağ partilerin klasik akıl tutulmasına en güzel örneklerden olan güdülere hitap etmeye manolya meydanında açtıkları “idam geri gelsin” standıyla devam ediyorlar, idamın bir cezalandırma ve ıslah etme yöntemi olmadığını bütün gelişmiş demokrasiler binlerce araştırma sonucunda teyit etmişken, cinayet işleyeni öldürelim veya tecavüz edene tecavüz edelim mantığı akıl tutulmasından başka bir değildir, umarız ki, BBP gibi partiler toplumun yozlaşmasına, ekonomik sorunlar nedeniyle yükselen cinnete bilimsel çareler ararlar, böyle boş işlerle uğraşmazlar, üstelik idam tartışmalarını başlatan, küçük çocuklara tecavüz edip öldüren kişi, sağın ve muhafazakarlığın kalelerinden birinden çıkmışken.

Mesir Festivali Unesco Kültür Mirasına Aday

Bu yıl 471. Kez düzenlenen uluslararası Manisa mesir festivali’nin Unesco dünya kültür mirası listesi’ne aday olabilmesi amacıyla mesir çalıştayı başlatıldı. Kültür ve Turizm Bakanlığı Araştırma Eğitim Genel Müdürü Mahmut Evkuran, Manisa Valiliği, Manisa Belediyesi ve ilgili kurumlara Manisa’nın köklü geleneğinin Unesco Dünya Kültür Mirası Listesi’ne girebilmesi için yapılan ve yapılacak olan çalışmalar hakkında bilgi verdi.

Türkiye’nin en köklü geleneklerinden bir tanesi olan Mesir Festivali’nin Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Kurumu (UNESCO) Dünya Kültür Mirası Listesi’ne aday olabilmesi amacıyla, Belediye Meclis Salonu’nda Mesir Çalıştayı düzenlendi.

Çalıştaya Vali Celalettin Güvenç, Belediye Başkanı Cengiz Ergün, Kültür ve Turizm Bakanlığı Araştırma Eğitim Genel Müdürü Mahmut Evkuran ve Manisa’yı Mesiri Tanıtma Turizm Derneği, CBÜ, MTSO gibi kurumların temsilcileri katıldı. Kültür ve Turizm Bakanlığı Araştırma Eğitim Genel Müdürü Mahmut Evkuran, “Bakanlığımızca kültürel mirasların tespitine yönelik yapılan çalışmalar sonucunda, ülkemizin en eski ve en önemli yaşayan kültürel miraslarından birisi olarak Mesir Festivali 31 Mart 2011 tarihine kadar Unesco Dünya Kültür Mirası Listesi’ne aday olarak sunulacak” dedi.

‘Mesir Paste’ Değil Mesir Macunu…
Mesir Macunu’nun çevirisinin İngilizce’de ‘Mesir Paste’ olarak yazılmasının önüne geçilmesi amacıyla alternatif olarak ‘Mesir Macunu Paste’ kelimesini çeviriye dahil ettiklerini belirten Evkuran, macun kelimesinin İngilizce’deki ‘paste’ kelimesinden daha derin anlama sahip olduğunun altını çizdi. Adaylık hazırlığının 31 Mart tarihine kadar tamamlanacağını ve Unesco’ya teslim edileceğini de sözlerine ekleyen Evkuran, başvurunun 2011 yılının Eylül-Ekim ayları içerisinde değerlendirilerek sonuçlandırılmasını beklediklerini ifade etti.

Çalıştayda yapılan açıklamalar ve bilgilendirmelerin ardından, çalıştaya katılanların da görüş ve önerileri alındı. Belediye Başkanı Cengiz Ergün, çalıştayın oldukça yararlı olduğunu belirterek, Unesco Dünya Kültür Mirası’na kabul edilmesi durumunda hem mesire Mali katkı açısından, hem de Mesir Festivali’nin tanıtımı açısından oldukça önemli olduğunu dile getirdi.